ebook img

Dünyanın Gözü - Robert Jordan PDF

1062 Pages·2003·3.45 MB·Turkish
Save to my drive
Quick download
Download
Most books are stored in the elastic cloud where traffic is expensive. For this reason, we have a limit on daily download.

Preview Dünyanın Gözü - Robert Jordan

Dünyanın Gözü Zaman Çarkı 1 Robert Jordan İngilizce aslından çeviren: Niran Elçi İthaki Yayınları İthaki Yayınları - 223 Zaman Çarkı 1. Cilt Dünyanın Gözü Robert Jordan Özgün Adı: The Wheel of Time 1 The Eye of the World İngilizceden Çeviren: Niran Elçi Sertifika No: 11407 2. Baskı, Eylül 2013, İstanbul E-kitap: 3. Sürüm, Ocak 2015 Eylül 2013 tarihli 2. baskısı esas alınarak hazırlanmıştır. Türkçe Çeviri © Niran Elçi, 2003 © Robert Jordan, 1990 © İthaki Yayınları, 2003 Kapak Resmi: David Grove Harita: Ellisa Mitchell Bu eserin tüm hakları Akcalı Telif Hakları Ajansı aracılığıyla satın alınmıştır. Yayıncının yazılı izni olmaksızın alıntı yapılamaz. İthaki™ Penguen Kitap-Kaset Bas. Yay. Paz. Tic. Ltd. Şti.’nin yan kuruluşudur. Bahariye Cad. Dr. İhsan Ünlüer Sok. Ersoy Apt. A Blok No: 16/15 Kadıköy/İstanbul Tel: (0 216) 330 93 08 - 348 36 97 / Faks: (0 216) 449 98 34 [email protected] - www.ithaki.com.tr - www.ilknokta.com ROBERT JORDAN, 1948 yılında Charleston’da doğdu. Dört yaşında okuma yazma öğrendi. Beş yaşına geldiğinde, Mark Twain ve Jules Verne’in tutkunu olmuştu. Fizik eğitimi alarak, Güney Carolina askeri okulu The Citadel’den mezun oldu. Dans ve tiyatro eleştirileri yazdı. Avcılık, balıkçılık ve yelkencilik gibi doğa sporlarının yanı sıra, poker, satranç, bilardo gibi salon oyunlarına meraklıydı ve büyük bir pipo koleksiyonuna sahipti. 1977 yılından, uzun süredir savaştığı hastalığına yenik düştüğü 2007 yılına kadar yazmayı hiç bırakmadı. Harriet’a; canımın canı, hayatımın ışığına, sonsuza dek... Önsöz Ejderdağı Yeryüzü anılarla sarsılırken ve olan biteni inkâr edercesine inlerken saray yer yer sarsılmaya devam ediyordu. Duvardaki çatlaklardan sızan güneş ışığı demetleri, havada asılı toz zerrelerini parlatıyordu. Duvarlar, tavanlar ve zemin yanık izleriyle bozulmuştu. Geniş, siyah lekeler, kabarmış tabloları ve bir zamanlar parlak olan duvar resimlerini kirletmişti. Bu çılgınlık dinmeden önce yürüyüp gitmeye kalkışmış gibi görünen insan ve hayvan desenleri kurumla örtülmüştü. Her yer ölülerle doluydu; erkekler, kadınlar ve çocuklar, kaçmaya çalışırken koridorlarda çakan şimşeklerle çarpılmış veya onları kovalayan yangınlara yakalanmış, sarayın taşlarının altına gömülmüşlerdi, dinginlik çökmeden önce canlıymışçasına havada uçan ve av arayan, neredeyse canlı taşların altına. Tuhaftır ki, bel veren duvarların çarpıttığı renkli duvar halıları ve tablolar, ki hepsi birer başyapıttı, zarar görmemiş bir halde asılı duruyorlardı. Dalgalanan zeminin devirdiği ince oymalı, fildişi ve altın kakmalı mobilyalar sağlamdı. Akıllara durgunluk veren darbe merkezi vurmuş, fakat kenardaki şeyleri görmezden gelmişti. Lews Therin Telamon sarayda dolanıyor, zemin kabarırken beceriyle dengesini koruyordu. “Ilyena! Aşkım, neredesin?” Altın saçlı güzelliği son anlarının dehşeti ile bozulmuş, hâlâ açık gözleri inanmazlıkla donmuş bir kadının üzerinden atlarken, solgun gri pelerinin etekleri kanların içinde sürüklendi. “Neredesin, sevgilim? Herkes nereye saklandı?” Gözleri, köpük köpük kabarmış mermerin üzerinde yamuk duran bir aynadaki yansımasına takıldı. Giysileri bir zamanlar gösterişliydi, gri, kırmızı ve altın; şimdi, tüccarların Dünya Denizi’nin karşı tarafından getirdiği ince dokunmuş kumaş yırtık ve kirliydi, saçlarını ve derisini kaplayan aynı tozla örtülmüştü. Bir an pelerinin üzerindeki simgeyi elledi: renkleri yılansı bir çizgi ile ayrılmış yarısı beyaz, yarısı siyah bir çember. Bu simgenin bir anlamı vardı. Fakat dikkatini nakışlı çembere fazla veremedi. Şaşkınlık içinde kendi yansımasına baktı. Orta yaşlarını süren, uzun boylu bir adam, eskiden yakışıklıymış, ama artık kahverengi saçları beyazlamış, yüzü gerginlik ve endişe ile kırışmış, koyu renk gözleri görmüş geçirmiş. Lews Therin gülmeye başladı, sonra başını arkaya attı; kahkahası cansız koridorlarda yankılandı. “Ilyena, aşkım! Bana gel, karım. Bunu görmelisin.” Arkasında hava dalgalandı, parıldadı, ağzı tiksinti ile çarpılmış bir halde çevresine bakınan bir adama dönüştü. Lews Therin kadar uzun boylu değildi, boynundaki kar beyazı danteller ile kalça boyu çizmelerinin aşağı kıvrılmış kenarlarındaki gümüş işlemeler dışında tamamen siyahlara bürünmüştü. Ölülere sürünmemesi için pelerinini titizlikle kaldırarak, dikkatle adım attı. Zemin, artçı sarsıntılarla titredi, ama adamın dikkati, kahkahalar atarak aynaya bakan adamın üzerindeydi. “Sabahın Efendisi,” dedi. “Sizin için geldim.”

Description:
Zaman Çarkı döner ve Çağlar gelip geçer; ardında efsaneye dönüşen anılar bırakır. Efsaneler solup söylenceye döner; söylencelerse, ortaya çıkmalarını sağlayan Çağ geri geldiğinde çoktan unutulmuş olurlar. Üçüncü Çağ'da, Kehanetler Çağı'nda, Dünya ve Zaman dengede
See more

The list of books you might like

Most books are stored in the elastic cloud where traffic is expensive. For this reason, we have a limit on daily download.