ebook img

Ve Steve Jobs Apple'ı Yarattı - Michael Moritz PDF

440 Pages·2011·2.03 MB·Turkish
Save to my drive
Quick download
Download
Most books are stored in the elastic cloud where traffic is expensive. For this reason, we have a limit on daily download.

Preview Ve Steve Jobs Apple'ı Yarattı - Michael Moritz

İŞ YÖN E TİM İ MICHAEL MORITZ VE STEVE JOBS APPLE’I YARATTI ÖZ GÜN ADI RETURN TO THE LITTLE KINGDOM STEVE JOBS, THE CREATION OF APPLE, AND HOW IT CHANGED THE WORLD copy rıght © 2009 mıchael morıtz akçalı telif hakları ajansı aracılığıyla in gi liz ce öz gün me tind en çe vi ren ÜMİT ŞEN SOY © türk i ye iş ban kas ı kül tür ya yın la rı, 2010 Sertifika No: 11213 edi tör ALİ BERKTAY ZARİFE BİLİZ gör sel yön et men BİR OL BAYR AM graf ik tas a rım uyg u la ma TÜRK İY E İŞ BANK A SI KÜL TÜR YA YINL A RI 1. bas kı: eylül 2011 vı. bask ı: ekim 2011 ISBN 978-605-360-384-9 bas kı YAYLACIK MATBAACILIK litros yolu fatih sanayi sitesi no: 12/197-203 top kap ı is tan bul (0212) 612 58 60 Sertifika No: 11931 Bu kitabın tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım amacıyla, kaynak göstermek şartıyla yapılacak kısa alıntılar dışında gerek metin, gerek görsel malzeme yayınevinden izin alınmadan hiçbir yolla çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz. TÜRK İY E İŞ BANK A SI KÜL TÜR YA YINL A RI istiklal caddesi, meşelik sokak no: 2/4 be yoğ lu 34433 is tan bul Tel. (0212) 252 39 91 Fax. (0212) 252 39 95 www.isk ul tur .com.tr Michael Moritz Ve Steve Jobs Apple’ı Yarattı Çe vi ren: Ümit Şen soy Kitabın ilk baskısından beri isabetli katkıları için: HCH JWM WJM Yazar Hakkında Michael Moritz, Galler’in Cardiff kentinde doğdu ve Oxford, Christ Church’de eğitim gördü. Time’da muhabir olarak çalıştıktan sonra Yahoo!, Google, PayPal, Cisco Systems, Electronic Arts, Oracle, Network Appliance ve YouTube gibi şirketlerin kurulmasına ve organize edilmesine yardımcı olan özel yatırım ortaklığı şirketi Sequoia Capital’e geçti. Moritz, San Francisco’da karısı ve iki çocuğuyla birlikte yaşıyor. Teşekkür Düzinelerce kişi bu kitap için benimle görüşmeyi kabul etti. Etmeyenler de oldu. Umarım, bana kapısını açıp daha kazançlı uğraşlarını aksatanlar, zamanlarını boşa harcamış olduğumu düşünmemişlerdir. San Jose Mercury News editörleri beni arşivlerine kabul ettiklerinde, dosya dolaplarını karıştırmama ve fotoğraf albümlerine göz atmama izin verdiler. Time’ın başmuhabiri Dick Duncan, işleri aksatan seyahatlerime hoşgörü gösterip bana resmi izin verdi. Time’ın West Coast bürosu şefi Ben Cate, yanında çalışanların çok iyi bildiği sarsılmaz desteğini esirgemedi. Catazza Jones, kitabın ilk taslağını düzeltti. Julian Bach, işleri takip etti ve Maria Guarnaschelli, şükranla andığım marifetli elleriyle katkıda bulundu. MICHAEL MORITZ Potrero Hill Önsöz Time’ın, “yılın adamı” seçimini duyurma ritüeline daldığı şu günlerde, yaklaşık otuz yıl kadar önce, buna benzer bir bültenin beni hedef tahtasına oturttuğu bir olayı hatırlamaktan kendimi alamadım. 1982’nin ilk günlerinde tam ben Time’ın San Francisco bürosundaki muhabirlik görevimden ayrılmak üzereyken, dergi editörleri, bilgisayarı “yılın adamı” adayı gösterme kararı aldılar. Bu olayın arkasında, yaratılmasına benim de katkıda bulunduğum bir kişi profili yatıyordu. Apple’ın kurucu ortaklarından Steve Jobs’un profiliydi bu. Başımın derde girmeye başladığı nokta da tam burasıydı. Time’ın yayımladığı bu öykü acaba hangimizi, Jobs’u mu, yoksa beni mi daha çok sinirlendirmişti, bunu söylemek zor. Jobs hem sunulan portresine hem de güveninin kaba bir biçimde istismar edilmesi olarak gördüğü olaya haklı olarak içerlemişti. Bense Apple hakkında bir kitap ortaya çıkarmak üzere bin bir zahmetle toparladığım onca malzemenin New Yorklu bir editör tarafından laf kalabalığıyla bezenerek ortaya sürülmesi karşısında aynı ölçüde çılgına dönmüştüm. Üstelik toparladığım malzemeyi hortumlayıp süzgeçten geçiren bu editörün asıl işi, ele avuca gelmez rock and roll müzik dünyasının çetelesini tutmaktı. Steve öfkesini gizlemeye çalışmadı. San Francisco Potrero Hill’in eteklerindeki deprem kulübesinden bozma evimdeki telesekreteri mesaj yağmuruna tuttu. Anlaşılacağı gibi, beni Apple’la ilgilenmekten men etti ve çevresindeki herkese benimle konuşmayı yasakladı. Yaşadığım bu deneyim, bir daha kendi kaderim üzerinde yeterince kontrol sahibi olmadığım bir işte ya da kelime sayısına göre ücret verilen bir yerde çalışmama kararı almama yol açtı. İşten ayrıldım ve dergideki talihsiz makaleden farklı olarak, genç Steve Jobs’un dengeli bir portresini çizdiğine inandığım kitabım Küçük Krallık: Apple Bilgisayar’ın Özel Öyküsü’nü (The Little Kingdom: The Private Story of Apple Computer) yayımladım. Time’daki yükümlülüklerimi yerine getirerek ilk fırsatta, yıllar sonra –risk sermayesi alanına girişimden çok sonra– Dow Jones tarafından satın alınacak özel bir yayıncılık işinin kuruluşundaki tüm işgücünün yarısını oluşturmak üzere yola çıktım. O günden bu yana geçen otuz yılda, zaman zaman, beni Steve’le karşılaştıran kaderin cilvesini düşünürüm. Eğer yirmili yaşlarda olmasaydım, herhalde Time beni, aynı kuşaktan olduğumuz bilgisayar, yazılım ve biyoteknoloji şirketlerinin kurucularının bulunduğu San Francisco’ya asla göndermezdi. Steve’le tanışmasaydım, Sequoia Capital’in kurucusu ve Apple’ın ilk yatırımcısı Don Valentine’le de tanışamazdım. Don’la tanışmasaydım, kendimi Sequoia Capital’de zurnanın son deliği olarak çalışmak üzere iş görüşmesinde bulamazdım. O sırada tarihe kayıt düşülmemiş ilk günlerine ait öyküsüne bu kadar takıntılı olduğum Apple hakkında yazılar yazmasaydım, bir şirketi var eden özellikleri ve rastlantıları hayatta kavrayamazdım. 1980’lerin ortalarında risk sermayesi hareketlerinin bağlantılarını öğrenmeye başlamış olmasaydım, önümü açan talih rüzgârını asla yakalayamazdım. Ve eğer Steve ve Don’la karşılaşmamış olsaydım, en doğru yolun herkesten farklı düşünmek olduğunu asla öğrenemezdim. Steve, Kaliforniya’nın Los Altos kentindeki ilkgençlik yıllarında, günün birinde üç cadde ilerdeki dev bir şirketin tepesine oturacağını asla hayal edemezdi. Google haritasına göre idare binası Steve’in okuduğu lisenin ön kapısından 2,4 km uzakta olan bu şirket 1996 yılından bu yana 200 milyonun üzerinde iPod, bir milyar iTunes şarkısı, 26 milyon iPhone ve 60 milyondan fazla bilgisayar sattı. Suratının on iki kez Fortune dergisinin ön kapağını süsleyeceğini de; toplam gişe satışı 5 milyar doları bulan, son derece popüler on filmin yapımcısı, bilgisayar animasyon şirketi Pixar’ı neredeyse tamamen bir yan iş olarak tek başına yaratıp finanse edeceğini de hayal edemezdi. Kendisini bulunduğu noktaya getiren talihin şu cilvelerine o da kafa yormuştur herhalde: O tarihlerde henüz Silikon Vadisi adı verilmemiş de olsa, çocukluğunun böyle bir bölgede geçmiş olması; Apple’ın kurucu ortağı Stephen Wozniak’ın çocukluk arkadaşı olması; ilk popüler arcade video oyunu Pong’un üreticisi olan Atari’de bir yaz boyu laboratuvar teknisyeni olarak çalışması; Don Valentine’in, Atari’nin kurucusu Nolan Bushnell’in para kaynağı olması ve Nolan’ın Steve’i Don’a yönlendirmesi. Hayat onun önüne belli aralıklarla yere saçılmış ekmek kırıntılarından oluşan böyle bir yol çizmişti işte. Risk sermayesi sektöründeki yaklaşık yirmi beş yıllık deneyimlerim sayesinde, Steve’in iş yaşamındaki olağanüstü başarılarına, daha rafine olduğunu umduğum bir bakış geliştirebildim. Steve bu başarılarıyla gelmiş geçmiş en büyük Amerikalı işadamları arasına girmeyi hak ediyor. Steve, Apple’ın CEO’su, ama daha da önemlisi (kartvizitinde yazmasa da) şirketin kurucusudur. Apple tarihinin gösterdiği gibi, aslında bir CEO’yu kurucudan ayıran şey bir adımdan ibarettir. CEO’lar genelde okullarda ve kurum içinde yetişirler. Kurucular ise, en azından en iyileri, zapt olunamaz, önüne geçilemez bir doğal gücün ürünüdür. Steve bugüne kadar karşılaştığım pek çok kurucu arasında en büyüleyici olanıdır. O, modern elektroniği arzu nesnesi haline dönüştüren kişidir. Steve her zaman sorgulayıcı bir şairin ruhuna sahip olmuştur; daha erken yaşlarda kendine apayrı bir yol çizen, hepimizden biraz farklı biri olmuştur. Eğer farklı bir çağda dünyaya gelmiş olsaydı, herhalde yük arabalarını hoplatır, talih yıldızının peşinden koşardı. (Steve’in Apple sayesinde, Bob Dylan’ın sürükleyici yaşamöyküsünü anlatan Martin Scorcese’in Eve Dönüş Yok filminin altyazılarına yardım etmesi bir rastlantı değildir.) Steve pek varlıklı olmayan iyi niyetli bir aile tarafından evlat edinilip yetiştirildi. Parlak ve düşünen gençler için sıra dışı bir çekim merkezi olan Reed College’a girdi; bu okul, 1970’li yıllarda Woodstock’a kapağı atmaya niyetli her çocuk için biçilmiş kaftandı. Burada aldığı kaligrafi dersi estetik duygusunu keskinleştirdi; bunu bütün Apple ürünlerinde ve reklamlarında hâlâ görebiliyoruz. Jobs’u eleştirenler, onun dediğim dedik, katı, çabuk parlayan, sağı solu belli olmayan ve son derece inatçı biri olduğunu söylerler; peki ama bana önemli bir iş başarmış kişiler arasında, zaman zaman bu karakter özelliklerini sergilemeyen, mükemmeliyetçi davranmayan birini gösterebilir misiniz? Ayrıca piyasada Steve hakkında yer yer fesatlık, hesapçılık ve güvenilmezlik gibi bir izlenim de vardır. Israrlı, ikna edici, büyüleyici bir satıcıdır Steve; öyle ki, kablosuz mouse gibi son derece sıradan bir ürünü tanıtmak için ülke çapında otobüs duraklarını reklamlarla donatabilecek kadar gözü kara başka birini tanımadım. Ama o aynı zamanda, onlarca yıl önce, felç geçiren bir CEO’yu hastanede ziyaret edecek ve kısa bir süre önce Silikon Vadisi’nin genç CEO’larına babacan bir tavırla cömert tavsiyelerde bulunacak kadar iyi yürekli biridir de. Benim risk sermayesi piyasasına girdiğim günlerde, Apple yönetim kurulu, tam bir gelenek adamı olan East Cost’lu birini işe alarak Steve’i kapının önüne koydu. Steve haliyle, biri dışında tüm şirket hisselerini devretti; bu sırada biz

See more

The list of books you might like

Most books are stored in the elastic cloud where traffic is expensive. For this reason, we have a limit on daily download.