JN 9798 U.C. BERKELEY LIBRARY C8 UC-NRLF C14 no.8 $B 582 741 1 Surbeyes tombaitago Hall Partie ti. }; 4.2 steve confere 4 yet C. H. P. Konferanslar Serisi Kitap : 8 For benica C NEW LIBRARY no OCT 21970 Türk İnkilâbmda Devletçilik eTRYEWOAFLCAAUUFOR DEVLETÇİLİK Ticaret Serbestisi Süheyp Derbil ŞevketBilgisin Ankara Hukuk Fakültesi Ankara Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Prof. İdare Hukuku Prof. Bugünkü hukukumuzda ve Medeni hukukta nesebin ehemmiyeti cemiyetimizde Kadın Prof. Dr. Hüseyin Cahit Oğuzoğlu Sabri Şakir Ansay Ankara Hukuk Fakültesi Ankara Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Prof. Hukuk Usulü Muhakemeleri Prot. Selçuklular zamanında ve sonra Anadolu Kaplıcaları Tarihi üzerine Dr. A. Süheyl Ünver Tip Tarihi Enstitüsü Direktörü Ankara Recep Ulusoğlu Basımevi 1939 JN9798 cac14 110.8 + Türk İnkılâbında Devletçilik ve Ticaret Serbestisi 1 Yazan: Şevket BİLGİŞİN Ankara Hukuk Fakültesi Profesörü : 5008 1 Türk İnkılâbında Devletçilik ve Ticaret Serbestisi Yazan: Şevket BİLGİŞİN Ankara HukukFakültesi Profesörü Sözlerime başlarken, İzmirin yüksek ruhlu, yüksek seviyeli halkını derin bir saygı ve sevgi ile selâmlarım. Yüksek huzurunuzda teşrih ede. ceğim mevzuu, bilhassa İzmiri ve İzmir halkını düşünerek iltizam ettim. Yalnız Ege Bölgesinin değil, bütün Türkiyenin en parlak bir incisi olan İzmir, Türk iktisadiyatında, iktisadî tarihinde, her devirde olduğu gibi, bugünde lleri ve şereflibir mevki ihraz etmektedir. Bu güzel ticaret lima. nımızda yaşayan Türkler, nesillerdenberi, babadan evlâda intikal etmiş bir istidat ile iktisadî hayatımızın daima mümtaz ve çalışkan unsurları ol duklarını her devirde isbat ettiler. Türkiyede (Millî İktisat) devrini açan Atatürk İnkılâbının iktisadî ha yat görüşlerini teşrih etmek, inkılâp ideolojimizin devletçilik şeklinde te cellî eden görüşlerini ve prensiplerini incelemek için İzmir muhitini bu bakımdan tercih eyledim. " Bu geniş mevzuu, bir konferansın dar hacmine sıkıştırmanın müşkülâ tını takdir edenlerdenim. Bunun içindir ki, cihan iktisatcılarını ve bütün efkârı umumiyesini meşgul eden İktisatta Devletcilik mevzuunun sonsuz nazariye ve münakaşalarından bahsedecek değilim. «İktisatta Devletcilik>> sistemini, yalnız Türk İnkılâbı bakımından, Türk İnkılâbının anlayış ve kavrayışı bakımından tetkike çalışacağım. Bu ineclemelerde, mehazlarım her şeyden önce Atatürk'ün unutulmaz sözleri, Atatürk'ün İnkılâp bayrağı etrafında toplanan millî şeflerin sözleri nihayet yine Atatürk'ün kurduğu ve onun dehâsından çıkan inkılâp prensiplerini yaşatıp müdafaa eden par timizin, Halk Partisinin programıdır. Bu itibarla tetkikatımız, nazariyelerden ziyade realitelere istinat ede --- 4 cektir; Türk İnkılâbı nasıl ve ne gibi sâikler ile, iktisadî faaliyetlerde dev letin alâka ve müdahalesini bir sistem haline getirmiştir. Bu sistemin ka rakteristik vasıfları nelerdir? İktisadî faaliyet sahasında devlet ile ferdler arasındaki karşılıklı münasebetlerin şekil ve mahiyetleri nedir? Ve ni hayet bütün bu sistemin tatbikattaki filî ve kanunî tecellileri nelerdir İşte mevzuumuzun ana hatları.. Türkiyede, Devletin millî iktisat ile alâkası «İnkılâp» devrine başlıyor. Esasen Cumhuriyetten önceki devirlerde, Türkiyenin iktisaden tam bir istiklâle malik olduğu iddia edilemez. Siyasî istiklâlimizin bile tamamiye. tini sarsan kapitülâsyonlar, iktisadî bakımdan Türkiyeyi yarı müstemleke vaziyetine düşürmüştü. Ziraî bakımdan, ziraat memleketi denilen Türkiye, kendi halkını en iptidaî bir ihtiyacı olan ekmeğini ve (un) unu bile hariçten tedarike mec bur kalıyordu. Sanayi bakımından orta çağlarda hayli inkişaf etmiş bulu nan küçük evve el sanayii, on dokuzuncu ve yirminci asırların baş döndü. rücü makinaląşma inkişafı karşısında büsbütün sönmüş bunun modern sa nayi ikame edilememişti. Haricî ticaret, ecnebilerin ve Türk olmayanların elinde.. Kredi mües seseleri, bankalar keza yabancıların ve Türk olmayanların elinde.. nakliye müesseseleri, demiryolları, tramvaylar gemiler ve dahilî kabotaj.. Maden. leri istismarı ve saire, bir meblağın iktisadî bünyesinde en mü him rolleri oynayan en esaslı iktisadî kaynakların hiç birisinde bu memle. ketin sahibi olan Türkün nüfuz ve iktidarından eser görülemiyor. Bütün bu kaynaklar, yabancılar hesabına işliyordu. Osmanlı Devleti, köhne bir zihniyetin tesirleri altında kendisini sadece dahilde ve hariçte inzibat ve emniyetin temini ile alâkadar olmadı; bütün fon kaynaklarının ancak sağlam bir millet bünyesinden çıkabileceğini, bir milletin sağlamlığı da ancak iktisadî varlığının mükemmeliyeti ile ölçüle bileceğini, Osmanlı saltanatı düşünemedi bile.. Bu saltanat kendisine en esaslı vazife telâkki ettiği, haricî emniyeti de