ebook img

Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri - Amin Maalouf PDF

393 Pages·1998·1.54 MB·Turkish
Save to my drive
Quick download
Download
Most books are stored in the elastic cloud where traffic is expensive. For this reason, we have a limit on daily download.

Preview Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri - Amin Maalouf

A M İ N M AALOUF A R A P L ARIN GÖZÜYLE H A Ç L I SEFERLERİ Ç e v i r e n: Mehmet Ali Kılıçbay te l o s Kitabın Örgün Adı Les Croisades vues par les Arabes Fransızcadan Çeviren Mehmet Ali Kılıçbay J.C. Lattès yayınevi tarafından 1983’te yapılan baskıdan dilimize aktarılmıştır. © 1983 Jean-Claude Lattès; Onk Ajans Ltd. Şti.-Telos Yayıncılık 1997 ISBN 975-545-092-0 Kapaktaki Resim Arthur Rackham, “Arthur’ün Ölümü” Dizgi Gülcan Doğan Düzelti Erkan Ünlücan Ofset Baskıya Hazırlık Telos Yayıncılık Kapak Tasarımı ve Uygulama Telos Gra�k Kapak ve İç Baskı Yön Matbaacılık Cilt Yalçın Mücellit Birinci Basım Ekim 1997 İkinci Basım Nisan 1998 TELOS YAYINCILIK İmam Adnan Sokak, No: 2, Kat: 4 80080 Beyoğlu - İstanbul Telefon: (0212) 249 24 80 Faks: (0212) 249 25 48 Andrée’ye İçindekiler Önsöz Giriş Birinci Kısım: İSTİLA (1096-1100) I. Bölüm: Frenkler Geliyor II. Bölüm: Melun Bir Zırh Yapımcısı III. Bölüm: Maara Yamyamları İkinci Kısım: İŞGÂL (1100-1128) IV. Bölüm: Trablusşam’ın İki Bin Günü V. Bölüm: Sarıklı Bir Direnişçi Üçüncü Kısım: KARŞI SALDIRI (1128-1146) VI. Bölüm: Şam’da Kurulan Fesatlar VII. Bölüm: Barbarların Arasında Bir Emir Dördüncü Kısım: ZAFER (1146-1187) VIII. Bölüm: Aziz Hükümdar Nureddin IX. Bölüm: Mısır’a Hücum X. Bölüm: Selahaddin’in Gözyaşları Beşinci Kısım: ERTELEME (1187-1244) XI. Bölüm: Olanaksız Karşılaşma XII. Bölüm: Adil ve Kâmil Altıncı Kısım: KOVULMA (1224-1291) XIII. Bölüm: Moğol Kırbacı XIV. Bölüm: Allah onların buraya adım attıklarını göstermesin Sonsöz Notlar ve Kaynaklar Kronoloji Yazar Hakkında ÖNSÖZ Bu kitap, Haçlı seferleri tarihini “öteki kamp”tan, yani Arap cephesinden görüldüğü, yaşandığı ve aktarıldığı haliyle anlatmak gibi basit bir �kirden yola çıkmaktadır. İçeriği, hemen hemen yalnızca o dönemin Arap tarihçi ve vakanüvislerinin tanıklıklarına dayanmaktadır. Bu tarihçiler, Haçlı Seferleri’nden değil de Frenk savaşları veya istilalarından söz etmektedir. Frenkleri ifade eden kelime, bölgesi, yazarı ve dönemine göre farklı şekillerde yazılmıştır: Faranc, Farancat, Ifrenç, Ifrencat. Bunları birleştirmek üzere bugün halk dilinde Batılıları ve özellikle de Fransızları belirtmek için hâlâ kullanılmakta olan en özlü biçimi tercih ettik: Efrenk. Kendilerini dayatan bibliyografya, tarih veya diğer konulardaki notlarla anlatıyı ağırlaştırmamak kaygısıyla, bunları her bölüm için bir araya getirilmiş olarak en sona koymayı tercih ettik. Bu konularda daha çok şey bilmek isteyenler bunları yararlanarak okuyabilirler, ama bu notlar, herkese ulaşmayı amaçlayan anlatının anlaşılması için mutlaka gerekli değillerdir. Nitekim, yeni bir tarih kitabından çok, şimdiye kadar ihmal edilmiş bir bakış açısından hareketle, Haçlı Seferleri’nin Batı’yı ve Arap dünyasını biçimlendirmiş olan ve bugün hâlâ bu ikisi arasındaki ilişkileri belirleyen şu çalkantılı iki yüzyılın “hakiki romanı”nı yazmayı istedik. GİRİŞ Bağdat, Ağustos 1099 Ulu kadı Ebu-Saad el-Haravi, sarıksız, kafası matem işareti olarak kazınmış bir şekilde, el-Mustazhirbillah’ın geniş divanına bağırarak girer. Peşinde, genç yaşlı bir sürü yoldaşı vardır. Bunlar onun her sözünü gürültülü bir şekilde onaylamakta ve tıpkı onun gibi, kazıtılmış kafanın altında haşmetli bir sakaldan meydana gelen tahrik edici bir görüntü sunmaktadırlar. Sarayın önde gelenlerinden birkaçı onu sakinleştirmeye çalışır, ama onları horlar bir şekilde iten kadı, salonun ortasına doğru kararlı bir şekilde ilerler, sonra kürsüsünden konuşan bir vaizin coşkulu hitabeti içinde, mertebeleri hiç dikkate almaksızın herkese birden nutuk çeker: — Suriye’deki kardeşlerimizin deve eğeri veya akbabanın miğdesinden başka oturacak yerleri yokken, siz bir çiçek gibi uçarı bir hayatın içinde, huzurlu bir güvenliğin gölgesinde uyuklamaya nasıl cüret ediyorsunuz? Ne kadar çok kan döküldü! Ne kadar çok güzel kız, tatlı cehrelerini utançtan elleriyle örtmek zorunda kaldı! Yiğit Araplar hakarete alıştılar mı ve kahraman İranlılar şerefsizliği kabul mü ettiler? Arap vakanüvisler, bu “gözleri yaşlarla dolduracak ve kalpleri coşturacak bir söylevdi” diyeceklerdir.

See more

The list of books you might like

Most books are stored in the elastic cloud where traffic is expensive. For this reason, we have a limit on daily download.